ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri tehditlerini yeniden gündeme taşırken, çelişkili açıklamalarıyla dikkat çekti. Trump, ülkesinin İran'a doğru "büyük ve güçlü" savaş gemileri gönderdiğini açıklarken, bu gücü kullanmak zorunda kalmamayı umduğunu söyledi. Aynı konuşmada Tahran'la yeniden müzakere edebileceğini dile getiren Trump, askeri baskı ile diplomasi söylemini eş zamanlı yürütmeye çalıştı.

Trump, eşi Melania Trump hakkında çekilen belgeselin galasında gazetecilere yaptığı açıklamada, ilk başkanlık döneminde ABD ordusunu güçlendirdiğini öne sürerek, "Şu anda İran denen bir yere doğru giden çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var. Umarım onları kullanmak zorunda kalmayız" ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD'nin bölgede artan askeri yığınağını açık bir tehdit diliyle meşrulaştırma çabası olarak değerlendirildi.

ABD Başkanı, daha önce olduğu gibi İran'a karşı baskı siyasetini sürdürürken, "Daha önce müzakere yaptım, yine yapmayı planlıyorum" diyerek diplomasi kapısını aralık bırakmaya çalıştı. Ancak Washington'un aynı anda savaş gemileri göndermesi, müzakere söyleminin inandırıcılığını tartışmalı hale getirdi.

Öte yandan ABD basını, özellikle New York Times, Trump'a İran'a karşı önceki haftalara kıyasla çok daha geniş kapsamlı askeri seçenekler sunulduğunu yazdı. Haberde, bu seçeneklerin İran'ın nükleer ve füze tesislerini hedef almaktan, ülkenin üst düzey siyasi ve askeri yapısını zayıflatmaya yönelik senaryolara kadar uzandığı aktarıldı. Bu durum, Trump yönetiminin askeri müdahaleyi ciddi biçimde masada tuttuğunu ortaya koydu.

Suriye: israille yürütülen güvenlik temasları taviz anlamına gelmiyor
Suriye: israille yürütülen güvenlik temasları taviz anlamına gelmiyor
İçeriği Görüntüle

Washington yönetimi, bölgeye uçak gemileri, destroyerler ve ilave askeri unsurlar sevk ederken, bu yığınağı "müttefikleri rahatlatma" ve "ABD çıkarlarını koruma" gerekçesiyle savunuyor. Ancak bu adımlar, Ortadoğu'da gerilimi düşürmekten ziyade tırmandıran klasik ABD müdahaleciliğinin devamı olarak görülüyor.

İran tarafı ise olası bir ABD saldırısına "derhal ve ezici" bir karşılık verileceğini duyurdu. Tahran yönetimi, artan askeri baskıya karşı donanma tatbikatlarıyla sahadaki hazırlıklarını sürdürürken, Çin ve Rusya ile yapılan ortak deniz tatbikatları da Washington'a açık bir mesaj niteliği taşıyor.

Trump'ın bir yandan savaş gemileri gönderip diğer yandan müzakere çağrısı yapması, ABD'nin tehdit, baskı ve güç gösterisine dayalı dış politikasının değişmediğini bir kez daha ortaya koyuyor. Askeri seçenekleri öne çıkaran bu yaklaşım, bölgede barış ve istikrar yerine yeni krizlerin kapısını aralayan bir politika olarak eleştiriliyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA