Güncel

Müftü Yardımcısı Kiraz: Kabirler yaşayanlar için ibret vesilesidir

Gaziantep İl Müftü Yardımcısı Hasan Kiraz, kabir ziyaretlerinin İslam’daki yeri ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, özellikle mezarlık ziyaretlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle bayramlarda geleneksel hale gelen kabir ziyaretlerinin iki yönüne dikkat çeken Kiraz, kabir ziyaretlerinin hem vefat edenlere hem de ziyaret edenlere yönelik yönleri bulunduğunu belirtti.

Kiraz, "Kabir ziyaretlerinin bir vefat edenlere dönük bir yanı var, bir de o kabir ziyaretini yapan bizlere dönük bir yanı var. Vefat edenlere dönük yanıyla Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) malum hadis-i şerifte öyle buyuruyor,' Ölünün durumu, boğulmak üzere olan, yardım bekleyen, yardım çığlıkları atan bir kimsenin durumu gibidir.'  Babasından, annesinden, kardeşinden ya da arkadaşından kendisine yetişecek bir yardımı bekleyen, boğulmak üzere olan insan gibidir buyuruyor Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem). Ona bu söz edilen kişilerden yardım ulaşırsa, dünya ve içindekilerden daha sevimli gelir o vefat eden kişiye. Vefat edene, ölüye bakan yönüyle kabir ziyareti böyle bir anlam taşıyor. Demek ki bu hadis-i şerifte anlaşılan o ki bizim ölülerin ardından yapmış olduğumuz dualarda, okuduğumuz Kur'an-ı Kerimlerde, onlar adına verdiğimiz sadakalarda onlar için birer fayda var, menfaat var. Ve bu bizim akaid kitaplarına da bu şekilde girmiştir." dedi.

"Ölümü anmak hayatı düzene koyar"
Kabir ziyaretlerinin yaşayanlar açısından da önemli olduğunu vurgulayan Kiraz, şu değerlendirmede bulundu:

"Bize bakan yönüyle ise kabir ziyaretlerinin şöyle bir faydası var: Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şeriflerinde  'Ağızların tadını kaçıranı anın.' buyuruyor. Ölüm nasıl ağızların tadını kaçırır? Kişi ölümü hatırladığında ölümden sonraki ahirette göreceği muhasebeyi tefekkür eder ve buna göre davranışlarına çeki düzen verir, maddi ve manevi hayatına yön verir. Ahiret gerçeğini bize hatırlatır ölüm. Bu vesileyle onun için de ölümü anmak ve özellikle kabir ziyaretleriyle de vefat eden kardeşlerimizin yerine kendimizi koyarak empati kurmak bu şekilde bizim hayatımıza, özellikle manevi hayatımıza yön verecektir."

"Kabir ziyareti ahireti hatırlatır"

Peygamber Efendimizin bazı hikmetler gereği İslam'ın ilk yıllarında kabir ziyaretini yasakladığına değinen Kiraz, "Müslümanlar henüz cahiliyeden yeni İslam'a geçtikleri için ilk zamanlarda kabir ziyaretini yasaklamıştı Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem). Çünkü puta tapan bir toplumdu. Yani İslam'a yeni girmiş. Zaten puta tapınmakta da bir sembole ibadet etmek, tapınmak söz konusu. Bir de onu biraz andırıyor diye Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ilk zamanlar kabir ziyaretini yasaklamış ama sonra İslam beş neşv-ü nema bulup yayılınca, 'Sizi kabir ziyaretinden nehyetmiştim ama bundan sonra kabirleri ziyaret edin. Zira o ahireti hatırlatır.' buyurarak sonraki yıllarında kabir ziyaretini tavsiye etmiştir. Çünkü geride kalanlar için de bir ibret vesilesi olduğu için İslam'ın yayılmasından sonra Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) kabir ziyaretlerini tavsiye etmiştir." ifadelerini kullandı.  

Kabir ziyaretinde adaba dikkat çağrısı
Kabir ziyaretlerinin bir sükunet ve tefekkür vesilesi olduğunu ifade eden Kiraz, ziyaret adabına da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

"Bu hem sekinete, dinginliğe vesile olur hem de hayatın kargaşasından, yoğunluğundan el çekip sakinlikle, dinginlikle kabirleri ziyaret etmek ve o kardeşlerimizi anmak, bu vesileyle ruhumuzu teskin etmek, dinlendirme durumu da söz konusu. Kardeşlerimize tavsiyemiz, kabir ziyaretinin adabına uygun bir şekilde davranmalarıdır. Nedir adabına uygun ziyaret? Bile bile kardeşlerim, bir kabrin üstüne basılmaz ve oturulmaz kabrin taşında. Sadece Kur'an-ı Kerim okuyanlar kabrin taşında oturabilirler. Yapabileceğimiz en güzel şey onlara Yasin-i Şerif okumak, dualar etmektir. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) de aynı şekilde hadis-i şeriflerinde,  'Ölülerinize Yasin suresini okuyun.' Buyuruyor. Bu şekilde ziyaretlerimizi yapar, hem kendimiz ruhen bir dinlenme, bir sükunete ereriz hem de bu şekilde kardeşlerimize olan o görevimizi de yerine getirmiş oluruz. Vefat eden bir kimseye yapılabilecek en güzel görev, ardından yapılabilecek en kutlu şey onu zaman zaman ziyaret etmek,  ona dualar etmek, Yasin-i şerifler okumak, onun adına hayırlar yapmak, sadakalar vermektir." (İLKHA)