Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bir yanda onbir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in sonuna yaklaşırken, diğer yanda bin aydan daha hayırlı olduğu Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen Kadir Gecesi’yle müşerref olmanın buruk da olsa manevi güzelliğini yaşadıklarını söyledi.
"Buruğuz, çünkü Ramazan ayının sulh ve sükûneti maalesef her cepheden ihlal edilmiş, süregelen şiddet tonu yüksek savaş ve çatışmalar İslam alemini ağır şekilde hırpalamış ve yaralamıştır." diyen Bahçeli, "Ne yazık ki iman ve inanç ölçülerimize müzahir ve münasip şekilde tezahürünü niyaz ve murat ettiğimiz birlik, dirlik ve dayanışma ruhundaki derin çatlaklar, bundan kaynaklanan pek çok sorun aşama aşama vasat bulmuştur." ifadesini kullandı.
"İslam ülkelerinin egemenlik hakları rehin alındı"
Bahçeli, "Huşuyla ve huzurla ihata edilmiş bir Ramazan ayını idrak etmek varken; uçuşan füzeler, hedef alınan masum insanlar, yıkıma maruz kalan stratejik altyapılar, devamlı çıta yükselten jeopolitik gerilimler, her yerinden hasar alan medeniyet mirası özelde din kardeşlerimizi, genel manada ise İslam ülkelerinin egemenlik haklarını rehin almıştır. Tan yeri ağarıncaya kadar esenliğin var olacağına inandığımız Kadir Gece’mizde acı, soykırım ve savaşların neden İslam coğrafyasında yuvalandığını samimi ve dürüst bir vicdan refakatinde sorgulamak, ahlaki ve tutarlı bir özeleştiri mekanizmasını devreye almak lazımdır." dedi.
"Siyonist-emperyalist menşeli savaş"
"İçte dağınık olduğumuz müddetçe, aramızda nifak tohumları yeşerdiği sürece dışımızdan her türlü mütecaviz müdahalenin yapılacağını asla unutmamak asıl olmalıdır." değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Siyonist-emperyalist menşeli savaş ve cinayet makinesinin devamlı surette Müslüman kanı dökmesi, bunun yanı sıra İslam coğrafyasını savaş ve çatışma arenasına dönüştürmesi hunhar nitelikli kahredici bir kısır döngü olduğu kadar tahammülü imkansız tek yanlı zalimlik numunesidir.
Geldiğimiz bu aşamada inanç hürriyetimize, insan olmaktan mütevellit tarihi haklarımıza sahip çıkmadığımız veya çıkamadığımız takdirde varlığımızın ve hayati çıkarlarımızın kademe kademe çiğneneceği çok açıktır."
Ankara ile Tahran’ın ufkunun aynı yöne baktığını söyleyen Bahçeli, "Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir." diye ekledi.
Bahçeli, 15 gündür kapalı tutulan Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın hüznünün herkesin, Müslümanım diyen herkesin yürek sızısı olduğunu, bu zulmün mutlaka son bulması gerektiğini kaydetti.
Devlet Bahçeli, "Temennim, Siyonist-emperyalist kumpasların karanlık dehlizlerine düşmeden, kardeşlik şuurunun ikmaliyle derlenip toparlanmak, görüş açımızı kapatan kabus bulutlarını imanımızın itibar ve haysiyetiyle dağıtmaktır." dedi.
Bahçeli, "Kadrini ve kıymetini hakkıyla ifa etmeyi ümit ettiğim bugünkü Kadir Gecemizde, kendimize dönerek yanlışların nerede yapıldığını, açıkların nerede verildiğini, zaaf ve zayıflıkların nerelerde tebarüz ettiğini temiz bir vicdan eşliğinde teşhis edip buna muvafık tedbirler almak tarihi bir sorumluluktur." şeklinde konuştu. (İLKHA)