Söz konusu dev bütçe talebi, halihazırda milyarlarca doları bulan operasyon maliyetlerini katlayarak artırmayı hedefliyor. ABD’nin 28 Şubat’ta işgalci siyonist rejim ile birlikte İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik başlattığı hukuksuz saldırılar sonrası kritik mühimmat stoklarının hızla tükenmesi, Pentagon’un bu astronomik talebi gündeme getirmesine gerekçe olarak gösteriliyor.
Ancak Trump yönetimi içinde dahi bu talebe yönelik ciddi itirazlar bulunuyor. Üst düzey yetkililere göre, Savunma Bakanlığı’nın istediği bu devasa bütçenin Kongre’den geçme ihtimali oldukça düşük görülüyor. Buna rağmen yönetimin savaş politikalarında ısrarcı olduğu dikkat çekiyor.
Habere göre ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik hukuksuz saldırılarının maliyeti sadece ilk hafta içinde 11 milyar doları aştı. Uzmanlar, bu hızla devam edilmesi halinde maliyetin ABD ekonomisi üzerinde ciddi bir yük oluşturacağına dikkat çekiyor.
Trump’ın daha önce 2027 yılı için önerdiği 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi ise zaten büyük tartışmalara neden olmuştu. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 50’den fazla artış anlamına geliyor. Yeni talep edilen ek bütçenin bu devasa plana dahil edilip edilmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Beyaz Saray’a bağlı bütçe ofisinin bile bu astronomik harcama planına karşı çıktığı, rakamın aşırı yüksek bulunduğu ifade ediliyor. Buna rağmen Pentagon’un ısrarı, ABD yönetiminin askeri seçenekleri önceleyen politikalarının sürdüğünü gösteriyor.
Eleştirmenler, Washington’un İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı bu hukuksuz saldırgan tutumunun bölgedeki gerilimi tırmandırdığını ve diplomatik çözüm yollarını tamamen ikinci plana ittiğini savunuyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, yalnızca Orta Doğu’da yeni krizlerin kapısını aralamakla kalmayıp küresel istikrarı da tehdit ediyor.
ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik hukuksuz saldırılarını genişletme planı, uluslararası kamuoyunda da tepkiyle karşılanıyor. Analistler, Washington’un bu hamlelerini baskı ve güç gösterisi olarak nitelendirirken, İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki direncinin bu tür askeri adımlarla kırılmasının mümkün olmadığını vurguluyor. (İLKHA)





